Beyaz Geceler kitabı bu yazımızın konusudur. Ben iyi bir kitap okuru olarak bu kitabın adını itiraf ediyorum hiç duymamıştım. Meğer çok meşhurmuş. Siz bu satırları okuduğunuz zaman ben aynı isimli eserin tiyatro oyununu izleyip bitirmiş olacağım. Zira bu kitap aynı zamanda çok önemli bir tiyatro eseri imiş. Tüm bunlar üzerine ben de eseri de izlemeden önce kitabı aldım okudum ve dedim ki bunları okuyucularımla paylaşmalıyım, hazır çok geç olmadan başka insanlar da bu kitapla tanışmalı. Benim fikrim bu. Siz de okur ya da tiyatro oyununu izlerseniz lütfen fikirlerinizi bizimle de paylaşın.
Beyaz Geceler Kitabı Konusu
Beyaz Geceler dünyaca ünlü Rus yazar Fyodor Dostoyevski tarafından kaleme alınan kısa bir öykü. Yazarın benim için en favori eseri Budala olsa da bu eser de yazarın kendi dilini net olarak ortaya koyuyor. Her ne kadar ben bilmesem de dünyada çok da bilinen, popüler bir eser. Kısa olmasından ötürü bitirmesi de kolay. Ülkemizde de birçok yayınevi tarafından basılmış yani kolayca bulup kısa sürede okuyarak kendinize böylesi bir deneyim armağan edebilirsiniz.
Gelelim kitabın konusuna ana hatları ile bu noktada da şu bilgiler verilebilir: St. Petersburg kentinin karanlık sokaklarında geçen dört gece ve de bir sabahta, yapayalnız bir hayalperestle hüngür hüngür ağlamaktaki genç bir kadının yani kitaptaki adıyla Nastenka’nın tesadüfen tanışmasını, akabinde çok kısa süren aşklarını ve de çok büyük bir hayal kırıklığını anlatıyor. Evet kitabın sonu ne yazık ki mutlu bitmiyor ama tam ne olduğunu biz söylemeyelim, siz okuyun ya da izleyin kendiniz görün. Belki Sezen Aksu’nun kitabında dediği gibi dört günlük bir şeydir işte kim bilir?
Öne Çıkan Unsurlar
Konusu böyle olan eserde bazı unsurlar da doğrudan öne çıkıyor. Bunların en başında ana erkek karakterden de net olarak görülür olduğu gibi hayalperestlik olgusu, yine bir diğer öne çıkan kavram çağımızın da ana sorunlarından olan yalnızlık. Kitap 1. gece, 2. gece, 3.gece ve son gece olarak son derece akıcı bir biçimde hep bir merak uyandırarak ilerliyor.
Yazar bu eserinde de kendi matematiğinde ve zamandan mekandan bağımsız bir gerçeklikle karşımıza çıkıyor. Yani böylesi bir durum bugün de farklı mekanlarda yaşanabilir. Aşk bazen tam da böyle bir şeydir. Kim bilir belki Beyaz Geceler isimli bu kitap da yazarın kendi yaşamından izler taşıyor ama bize bu konuda gelen bir veri yok.
Kitabı okumaktan çok zevk aldım. Umarım izlerken de aynı keyfi alacağım. Herkese iyi okumalar ve/veya iyi izlemeler. Zira edebiyat nefes olmadır biraz da.
