Bazı yazıları yazmak hem çok zor hem de bir tür görevdir. O yüzden tıpkı Soner Olgun yazısında olduğu gibi sözcüklerin altında söylenemeyen şeylere bakmak gerekir. Nokta, virgül bazı yazılarda çok da bir şey ifade etmez. Bazı yazılar sadece gerçeği idrak etmek için yazılır. Bu yazı tam da öyle. Biraz duygusal, çokça kendi içine.
Ünlü bir yazar derin acılar laldir der. Çok inanırım bu söze. Gösterişli cümleler ile ifade edilen acılar biraz da şov kokar sanki, o derinliği ortadan kaldırır gibi gelir. Ben ilk abim öldüğünde de, kuzenim öldüğünde de günlerce konuşamamıştım. Belki de bu da doğru değil ama hayatta mutlak doğrular yok. Acılar sembolize edilmeden yaşanmalı.
Ve konumuz Soner Olgun. Nereden nasıl başlanır, inanın bilmiyorum.
Soner Olgun Hayatı
Soner Olgun’un yaşamını birçok yerde okuyabilirsiniz. Kısaca öne çıkan yönlerine bakmak gerekir ise kendisinin Fethiye Kayaköy’lü olduğunu görüyoruz. Anne ve babası burada yaşayıp yaşama gözlerini bu kentte yuman insanlar. 1959 doğumlu olan Soner Olgun lise öğrenimini Bornova Anadolu Lisesinde, üniversite eğitimini ise Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Tiyatro/Dramatik Yazarlık bölümünde tamamlar.
Uzun yıllar dergi çıkarır, oyun yazarlığı yapar. Letafet isimli çok bilinen bir oyunu vardır. Nükhet Duru’nun o meşhur Mahmure şarkısı ona aittir. İyi bir yazardır. Uzun yıllar televizyon kanallarında İyi Bayramlar Türkiye isimli bir program hazırlayıp sunar. Hayatımın aşkı dediği Özlem Koldaş ile uzun yıllar evli kalır. Bu evlilikten bir kızı olur. Birlikte sahneyi de paylaşan ve evlendikten sonra da dost kalabilen bir çift vardır.
Türkülere kendisine has bir yorum katar. Sahne şovları inanılmazdır. Ve 16 Ekim günü uzun zamandır mücadele ettiği pankreas kanserinden sadece 67 yaşında vefat eder. Geride tarifi olmayan bir duygu.
İyi Bayramlar Türkiye
Soner Olgun vefat edince bir gazetede neden onu çok sevdik diye bir yazı çıktı. Yazımı okuyanlara şiddetle okumalarını tavsiye ederim. Ben de şimdi neden onu çok sevdim onu biraz açıklamaya çalışacağım. Zira O bunu hak ediyor. Sevgi de hak edilmesi gereken bir kavram bence
Kemoterapi aralarında konserlerini asla aksatmaması muhteşem bir şeydi. Hastalıkla hep en azından toplum önünde dalga geçebildi. Fethiyeli işte. Bu bile onu sevmem için yeterdi. İkinci evim olan bu kente çok sevdalı idi. Fethiyespor’a marş yazmış, Fethiye zeybeği isimli ezgiyi çok güzel söylemişti.
Sahnede kendisini izleyen birisi olarak muhteşem bir sahne şovu vardı. Çok özgün, çok gerçek. Yalansız, dolansız çok sahici. Hep bir pozitifti. Her bitişe nasıl bu kadar olumlu bakabildiğini anlamam asla mümkün olmadı.
Her ezgiye kendi yorumunu katıyordu. Ben ondan en çok Ela Gözlüm şarkısını söylemesini sevdim. Mülkiyetsizliğe inanıyordu. Ben de aynı yerden bakıyorum dünya. Ve sevdiceğine ayrılsalar bile çok aşıktı bunu da çok güzel ifade ediyordu.
Vesselam bu dünyadan bir Soner Olgun geçti Bize iyi geldi. Bize kendimiz olmayı anımsattı. Ayna tuttu. İyi bayramlar Türkiye.

