Türk edebiyatında ”Kudüs Şairi” olarak bilinen ve oyun, deneme, şiir alanında önemli bir yazar olan Nuri Pakdil kimdir, edebi hayatı, kişiliği ve daha fazla merak edilenlerini sizler için derledik iyi okumalar.
Nuri Pakdil’in Hayatı ve Edebî Kişiliği
Nuri Pakdil, Türk edebiyatının önemli yazarlarından biridir. Yazar, 1934 yılında Kahramanmaraş’ta doğmuştur. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun olmuştur. Pakdil daha lise yıllarında iken edebiyat alanında denemeler yapmış ve ilk olarak 1954 yılında arkadaşlarıyla Hamle dergisini çıkarmıştır.
Doğumu, Çocukluğu ve Kahramanmaraş Yılları
Nuri Pakdil, Kahramanmaraş doğumlu önemli bir yazardır. Ailesi Tipik bir muhafazakar ve geleneksel Türk aile yapısında büyümüştür. Öyle ki Pakdil, ilk eğitim hayatına evde özel hocalar ile Kuran-ı Kerim öğrenerek başlamıştır. Kahramanmaraş’ın kendisinden önemli bir yeri vardır. Eserlerinde de Kahramanmaraş’ın Aile yapısı, mistik ve tarihi yapısı, insanların yaşayış tarzları yansımıştır. Hatta Pakdil, ilk edebi alanda yazdığı yazıları memleketi Kahramanmaraş’ın yayınladığı Demokrasiye Hizmet gazetesinde yayınlamıştır.
Nuri Pakdil, 18 Ekim 2019’da kaldırıldığı Ankara’da hayata gözlerini yummuştur(Ankara Şehir Hastanesi).
Edebiyat Dergisi ve Yedi Güzel Adam Çevresi
Nuri Pakdil’in edebi kişiliğine, düşünce yapısına önemli katkıda bulunan Diriliş dergisi olmuştur. Diriliş dergisinin belli zamanlarda çok arada kaldığı yeniden basılıp basılmayacağı net değilken Nuri Pakdil o dönem aralığında Edebiyat dergisini yayınlamaya başladı. Bu dergiyi de Yedi Güzel Adam bilinen bazı yazarlardan Akif İnan, Rasim Özdenören ve Erdem Beyazıt ile yayınlamıştır.
Bu dergide yayınlanan yazılarda konular genellikle İslam karşıtlığına, Batılılaşma sevdalılarına ve kapitalizme direniş amacıyla yazılardır. Dergi Pakdil’in gözünde adeta bir savunma cephesiydi. En büyük İslam savunucularından birisidir.
Nuri Pakdil’in Fikirleri ve Dünya Görüşü
İslamiyet, dünya için adaleti getiren, zulme karşı çözüm olan bir düşüncedir. Bu görüş ile Nuri Pakdil edebiyat anlayışı şekillenmiştir.
Bağımsızlık, Kudüs ve İslam Medeniyeti Düşüncesi
Nuri Pakdil’in eserlerinde İslam medeniyeti düşüncesi ön plana çıkmaktadır. Ona göre İslam dünyadaki adaletsizliğe, zulme karşı bir güçtür. İslam medeniyetini yok etmek isteyenlere karşı mücadele etmenin önemini vurgulamıştır. Batı kültürünü Müslüman yaşam tarzına zıt olduğunu Müslümanlığı hedef alan batılılaşmaya karşı durmuştur. Nuri Pakdil eserlerini yazarken edebiyatı bir cephe olarak arkasına almıştır, onu bir araç olarak görmüştür. Kudüs’te İslam dünyasının bir çınarı olduğunu söyler ve o yüzden Kudüs duyarlılığı olan bir yazardır.
Kudüs Nuri Pakdil’in kanayan yarası haline gelmişti ve hak ettiği değeri İslam dünyasının vermediğini şu sözleriyle de ifade etmiştir; “Yüreğimin yarısı Mekke’dir, geri kalanı da Medine’dir. Üstünde bir tül gibi Kudüs vardır”
Nuri Pakdil’in Eserleri
Nuri Pakdil’in başlıca eserleri;
- Biat
- Batı Notları
- Anneler Ve Kudüsler
- Sükut Suretinde
- Bir Yazarın Notları
- Edebiyat Kulesi
- Klas Duruş
- Bağlanma
Başlıca Kitapları ve Yazıları
Anneler ve Kudüsler; Türk edebiyatında Kudüs Şairi olarak anılır. Kudüs ona göre İslam dünyasında hak ettiği muameleyi görmeyen bir şehir olarak düşünüyor ve Anneler ve Kudüsler şiiri ile de bunu satırlara dökmüştür.
Nuri Pakdil’in Ödülleri ve Türk Edebiyatındaki Yeri
Pakdil, Türk edebiyatında adından söz ettiren değerli bir sanatçı olmuştur ve birçok ödüle de layık görülmüştür;
2013 ve 2019 yıllarında Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü’nü almıştır. Daha sonra 2014’te de Necip Fazıl Saygı Ödülü’nü almıştır.
Nuri Pakdil’in Vefatı ve Kültürel Mirası
Nuri Pakdil 18 Ekim 2019’da kalp rahatsızlığı nedeniyle Ankara’da kaldırıldığı Ankara Şehir Hastanesi’nde vefat etmiştir.
Tacettin dergahı’na defnedilmiştir. Her sene kabri başında yıldönümünü törenler eşliğinde anılıyor.
Pakdil her zaman gençlere yol gösteren ve Müslüman birer aydın olarak yetişmeleri için çabalayan değerli bir sanatçıdır. Öyle ki gençlere ” Paraya pula metelik vermemek, adil olmak, insanlarla sıcak ilişki kurmak, çok kitap okumak, bir yabancı dil öğrenmek, geziler yapıp, notlar tutmak ve İstanbul’u tanımaya çalışmak” tavsiyelerinde bulunmuştu.

