Türklerin ata sporu olarak kabul edilen güreşte adını sadece Türk güreş tarihine değil dünya güreş tarihine de altın harfler ile yazdıran isimler vardır ki işte biz de bu yazıda sizlere o isimlerden bir tanesi olan Kel Aliço hakkında bilgi vereceğiz. Hemen baştan ifade edelim ki Türk Pehlivanlarımıza devam edeceğiz ama içlerinden en iyilerinin başında geldiğini zaten siz de yazımızı okuduktan sonra net olacak görecek ve bize hak vereceksiniz.
Kel Aliço Hakkında
Kel Aliço hayatına kısaca bakacak olursak öne çıkan detaylar şunlardır: Kendisi Bulgaristan’ın Lofça isimli kasabasında 1844 senesinde dünyaya gelir. Güreşe ilk olarak başladığı yer Deliorman isimli yerleşkedir. O dönemlerde Bulgaristan’da, düğünlerde gençler arasında güreşler yapılmakta ve de Kek Aliço bu güreşlere de katılıp karşısına çıkan tüm rakipleri yener böylece de haklı bir üne kavuşur.
Bulgaristan’dan ülkemize kardeşi Kara İbo’yla beraber gelir. 1864 senesinde Kırkpınar’da güreşir iken yakın köylüsü ve de kendisinden evvel Sultan Abdülaziz tarafınca saraya alınmış olan Kavasoğlu İbrahim Pehlivan aracılığıyla saraya girer. Bu da son derece önemli bir durumdur.
Padişaha olan bağlılığı ve de iyi hizmeti dolayısı ile sarayda Şamdancıbaşılık’a kadar yükselir. Kavasoğlu’ndan sonra sarayın başpehlivanı olur. Güreşi bıraktığı 1894 senesine değin 27 sene üst üste Kırkpınar Başpehlivanlığını kazanıp bu alanda kırılması güç bir rekora imza atar.
Kel Aliço, Sultan Abdülaziz’in padişahlıktan indirilişine değin (30 Mayıs 1876) sarayda kalır. Sultanın ölümünden sonra ise saraydan ayrılır. Yaşlılık dönemlerini Malkara köylerinde bekçilik yaparak geçirir.
56 yaşında iken kendinin yetiştirdiği bir başka yazıda ele alacağımız Adalı Halil’in meydan okumasını kabul eder ve de kendisinden 25 yaş küçük olan çırağını, Gelibolu’da bir düğün güreşi sırasında yarım saat içinde yenip halen ne kadar kuvvetli olduğunu gösterir.
Yaşlılık dönemleri ne yazık ki çok kötü geçer. Hayatının son senelerinde gözlerine perde iner ve de kör olur. Kendisine yeğeni Kel İbrahim yardımcı olur. Yakalanmış olduğuTifo hastalığı sebebi ile 1919 senesinde Edirne ili, İpsala ilçesi Aliçopehlivan Köyü’nde (eski ismi ile Koyunyeri) vefat eder.
Mezarı bu köyde bulunuyor. Yaşadığı evin arsasının üstünde kendi ismini taşıyan Aliço Pehlivan İlköğretim Okulu vardır. Okul halen eğitim-öğretime devam ediyor. Her sene 16 Mayıs’ta Kel Aliço Pehlivan’ı Anma ve Yağlı Güreş Festivali yapılıyor.
Kel Aliço’ya Dair Diğer Bilgiler
Özellikle elense ve de tırpanları ile ünlüdür. . 190 cm boyunda ve 120-130 kilo ağırlığında, kolları kalın, göğsü ise geniş olan bir pehlivandır. Kel Aliço’yu Osmanlı topraklarında tanımayan güreş meraklısı yoktur.
Sporu son derece yaptığı için Gaddar Ali olarak da bilinir. Ayrıca kel lakabı kendisinin tamamı ile doğal kel olmasındadır. Kel Aliço hakkında size vereceğiz sürpriz bir bilgi ise Türk sinemasında başka bir yerde olan Nuri Alço’nun dedesi olduğudur.
Hem güreş meydanlarında hem de meydan dışı yaşamında iyi insan olması ile kült bir karakterdir. Anısı önünde saygıyla eğiliyoruz.
