“Ağustos yirmi iki dediler, ‘Ustan ölmüş.’ Çok gülünçsün Azrail, Turgut Uyar ölür mü?” Bu meşhur söz Türk tiyatro dünyasının İsmail Dümbüllü kavuğuna sahip ender isimlerinden Ferhan Şensoy’a ait. Ve evet aylardan Ağustos. O zaman bir Turgut Uyar yazısı yazmalı. Zira şairin hem doğum günü hem de ölüm günü bu ayda. Zaten bu bile kendisini başka bir yere koymuyor mu?
Kısaca Turgut Uyar Kimdir?
En basit ifade ediş biçim ile kendisi 4 Ağustos 1927 Ankara doğumlu olup, 22 Ağustos 1985 İstanbul’da ölmüştür. Kendisi sirozdan ölmüştür. Uzun yıllar tıpkı babası gibi askeriyede görev yapmıştır. İki kere evlenmiştir.
Kısaca kendisi ile ilgili olarak bu majör bilgiler verilebilir. Turgut Uyar’ın mezarı ise Aşiyan mezarlığındadır.
Bir Büyük Aşk Turgut Uyar Tomris Uyar ve Cemal Süreyya
Turgut Uyar Cemal Süreya ile birlikte Türk şiirine başka bir boyut getiren ikinci yeni akımının kurucusu ve öncüsüdür. Lakin burada belki de asıl uzun uzun anlatılması gereken şey Turgut Uyar, Tomris Uyar ve Cemal Süreya arasında olan o çok acaip bağdır.
Bilindiği gibi asla tam olarak öğrenilemese de Tomris Uyar ve Cemal Süreya arasında ya da tek taraflı olan bir aşk vardır. Bu aşk şairin tüm şiirlerine de yansımıştır. Aynı durum elbette Turgut Uyar için de geçerlidir. Bu durum da tüm şiirlerine yansımış durumdur.
Turgut Uyar babasının o meşhur saatine gönderme yaparak Tomris Uyar’a “ Bir bozuk saattir yüreğim hep sen de durur” der. Cemal Süreya ise “ Benimle mutsuzluğu da var mısın?” diye seslenir sevdiceğine.
Lakin ne olursa bu aşk ortaya unutulmaz eserlerin çıkmasına vesile olmuştur. Gerisi ise onların özel yaşamı olan bir durumdur. Açıkçası çok da bizi ilgilendirmez. Ülkemizde herkesin bir Turgut Uyar ve/veya Cemal Süreya şiiri vardır. Ben de affınıza sığınarak aşağıda en sevdiğim şiirini aşağıda paylaşıyorum.
Çünkü şiir nefestir.
Göğe Bakma Durağı
İkimiz birden sevinebiliriz göğe bakalım
Şu kaçamak ışıklardan şu şeker kamışlarından
Bebe dişlerinden güneşlerden yaban otlarından
Durmadan harcadığım şu gözlerimi al kurtar
Şu aranıp duran korkak ellerimi tut
Bu evleri atla bu evleri de bunları da
Göğe bakalım
Falanca durağa şimdi geliriz göğe bakalım
İnecek var deriz otobüs durur ineriz
Bu karanlık böyle iyi afferin Tanrıya
Herkes uyusun iyi oluyor hoşlanıyorum
Hırsızlar polisler açlar toklar uyusun
Herkes uyusun bir seni uyutmam bir de ben uyumam
Herkes yokken biz oluruz biz uyumayalım
Nasıl olsa sarhoşuz nasıl olsa öpüşürüz sokaklarda
Beni bırak göğe bakalım
Senin bu ellerinde ne var bilmiyorum göğe bakalım
Tuttukça güçleniyorum kalabalık oluyorum
Bu senin eski zaman gözlerin yalnız gibi ağaçlar gibi
Sularım ısınsın diye bakıyorum ısınıyor
Seni aldım bu sunturlu yere getirdim
Sayısız penceren vardı bir bir kapattım
Bana dönesin diye bir bir kapattım
Şimdi otobüs gelir biner gideriz
Dönmiyeceğimiz bir yer beğen başka türlüsü güç
Bir ellerin bir ellerim yeter belliyelim yetsin
Seni aldım bana ayırdım durma kendini hatırlat
Durma kendini hatırlat.
Her üçünün de anılarına saygıyla..

