Bu hafta sonu kızımla tüm yıl yapamadığımız tatili yapmak için sadece 20 yıllık bir ülke Karadağ‘a gittik. En iyi tatil kısa tatildir mottosu ile dolu dolu bir dört gün geçirip, ülkemize döndük. Her zaman olduğu gibi bu yurt dışı gezimizden de iyi ki Türkiye’de yaşıyoruz diye döndük.
Bizim ülkemiz bir cennet. Yemeklerimiz, insani ilişkilerimiz, konaklama tesislerimiz vs. vs. O yüzden aslında bu coğrafyada çok da şikayet etmemek lazım ama elbette kısa süreli yurt dışı gezileri bizim Karadağ’a yaptığımız gibi yapılabilir. Benim bu ülke ile ilgili söyleyebileceğim en net şey hala eski izlerin bu ülkede mevcut olduğu zira aşırı kurallar var. Lakin Avrupa Birliği’ne üye olmak isteyen bu ülkede her şey ona göre çok stratejik kurgulanıyor. Her bir kent başka bir yönü ile çıkıyor. Kültür turizmi de var, deniz güneş kum da. Bu da son derece akıllıca.
Şimdi gelin benim aklımda kalan yerlere bakalım.
Kotor
Kotor benim bu gezide kalbimi bıraktığım bir yer oldu. Tamam yurt dışı olumsuz düşüncelerim tamam ama burada kendimi başka bir zamana ışınlanmışım gibi hissettim. Çok acayip bir deneyimdi. Karadağ gezileri asla bu kentsiz olmaz. Tarihi dokusu korunmuş. Farklı giriş kapıları var. Çok eski mekanlarda balıklar, pizzalar yiyebilirsiniz. Fiyatlar ülkemize yakın. Ben fazla anlatmayım siz gidin görün ve ülkenin yerel tatlısını da deneyin.
Budva
Budva kenti de görülmesi gereken yerlerden bir tanesi. Zaten birçok Karadağ gezisinde bu şehirde kalınıyor. Hem eski hem yeni bölümleri var. Bu yönüyle biraz Mardin’i anımsatmıyor değil. İsterseniz denize de girebiliyorsunuz bu kentte. Modern yapıları ve farklı eğlence deneyimleri modern bir Avrupa kenti. Son derece sistematik ve düzenli. Ayrıca sahilinde bir balerin heykeli var ki o da mutlaka görülmeli.
Balıkçı Köyleri
Karadağ Adriyatik denizine kıyısı olan bir ülke. Denize kıyısı olan birçok balıkçı köyü var. Sonsuz bir huzur veriyorlar. Mavi ve yeşilin içiçe geçtiği bu köyler sakin ve dingin. Roma dondurması yapan yerler var. Buralarda ülkemizde olmayan değişik dondurmalar denenebilir. Farklı bir lezzeti var.
Her ne kadar tam bir balıkçı köyü olmasa da bizim kaldığımız Sutomore de tipik bir sahil kenti. Ülkemizde çok daha iyi yerler var. Zenginlerin yaşadığı lüksü ile Galataport izlemini veren Porto Montenogro ise ülkede ihtişamın tepe noktası.
İşkodra Gölü
Karadağ gezimizde son adresimiz iskodra Gölü oldu. Aklıma İlhan İrem’in sazlıklardan havalanan şarkısı geldi. Göl çok büyük. Burada tekne turları yapılıyor. Değişik kuş türleri, nilüferler burada karşınıza çıkıyor ve doğanın tam kalbinde farklı bir deneyim yaşıyorsunuz.
Sonuç olarak yeniden gider miyim, şimdilik bilmiyorum ama günün birinde sadece bir Kotor gezisi yapabilirim. Karadağ için benim söyleyebileceklerim bunlar.



