Mısır son yıllarda giderek yurt dışında popüler hala gelen bir Afrika ülkesidir. Özellikle kış aylarının sonunda, sömestr tatilinde birçok insan aileleri ile sevdikleri ile Mısır gezisi yapıyor. Nitekim biz de kızımla Şubat sonunda böylesi bir gezi yaptık. İtiraf etmeliyim ki nerede ise silah zoru ile gittiğim bu ülkeye bir daha gider miyim, giderim valla.
Ama elbette iyi bir Mısır gezisi için doğru bir tur firması seçmek ve çok iyi bir ekiple gitmek gerekir. Biz bu gezide çok eğlendik, harika insanlar tanıdık. Hala içlerinde görüştüklerim var. Her ne olursa olsun çıplak gözle Mısır görülmeli. İnsana çok şey kattığı, hatta her şeyden şikayet ediyorsanız yaşamınıza bir daha bakmanıza işaret eden bir gezi. Gelin bu geziden öne çıkan iki unutulmaz yere bakalım.
Mısır Piramitleri
Mısır gezisi yapıp elbette buraya gitmemek olmazdı. Zaten işi özü Mısır Piramitlerine gitmek değil mi? Her ne kadar bu konuda uzaylılar mı getirdi gibi çok acayip söylemler olsa da bölgede yer alan ve hala ayakta kalan piramitleri görünce nasıl yapıldığının hiçbir önemi kalmıyor. Bu ülkeye gidip, Mısır Piramitlerini görmek gerekiyor.
Birbirine yakın yerlerde farklı piramitler var. Buralara gelmiş iken işin raconunda olan develer ile gezmek, o klasik fotoğrafları vererek günleri unutulmaz kılmak da işin doğasında var. Piramitler bölgesinde zaten Türkleri kolayca tanıyor ve kendilerince cümleler ediyorlar.
Yorulduğunuz zaman civarda iyi kahve yapan yerler var. Buralarda dinlenip, bu kahveleri içerek kendinizi şımartabilirsiniz. Yine burada hediyelik eşya satan kişiler var. Birçok insan pazarlık yapıyor ama biz kızımla yapmadık. Zaten rakamlar uygun ve halk çok fakir. O yüzden 3 kuruşun hesabını yapmaya gerek görmedik.
Mısır gezisi sırasında hazır yeri gelmiş iken alınabilecek ve ülkemizde olan bir diğer obje ise özel Mısır fincanları. Gerçekten çok güzel ve fiyatlar çok makul.
Nil’de Gezi

Bu muhteşem gezide teknenin üstünden Mısırı izlemek muhteşem bir dünya. Gece boyu inanılmaz dans gösterileri var. Biz bir ara dans sanatçıları ile oryantal müziği eşliğinde göbek bile atmış olabiliriz. İmajımızı az çizmiş olabiliriz ama olsun o kadar.
Elbette Mısır gezisi esnasında özgün bir cafeye girip Ümmü Gülsüm de dinledik. Ölü şehiri de gezip Mısırın o korkunç yüzünü de gördük. Devrim meydanına gitmeden dönemezdik gördük. Ama Mısır üzücü bir ülke. Ümmü Gülsüm ezgileri gibi.
